Username:
Password:
Register Forgot?

Eğlenceli İngilizce: Deyimler (Idioms)

...
Eğlenceli İngilizce: Deyimler (Idioms) 408 views | Category: Education / Eğitim | Added by misti on 2017/06/14
Tag: mbirgin, enlem ve boylam, eğlenceli ingilizce, english, idioms, phrasal verbs, süslü ingilizce, ingilizce kalıplar, sesli ingilizce, ingilizce cümleler, ingilizce türkçe çeviri

Örnek cümlelerle İngilizce deyimler ve Türkçe karşılıkları...

Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin

Eğlenceli İngilizce / Enlem ve Boylam 74 (Ekim 2014)

Ayrıntı ve daha fazlası için: http://www.mbirgin.com/?c=HTML&ID=474&t=enlemveboylam74ekim2014
Don’t forget your umbrella when you go out, it’s raining cats and dogs out there!
cats and dogs: büyük miktarlarda

The test was a piece of cake. I finished it in 20 minutes.
piece of cake: çok kolay

The brand-new cars were selling like hot cakes last week.
Yepyeni, gıcır gıcır arabalar geçen hafta peynir ekmek gibi satılıyordu.
like hot cakes: peynir ekmek gibi
brand new: yepyeni, gıcır gıcır

John had an accident last week but now he is very alive and kicking.
John geçen hafta bir kaza geçirdi fakat şuan turp gibi.
alive and kicking: capcanlı, turp gibi

Being the boss is not exactly the bed of roses because there can be so many problems to sort out.
Patron olmak o kadar da güllük gülistanlık bir iş değil çünkü çözülmesi gereken çok sorun olabiliyor.
bed of roses: güllük gülistanlık, rahat mevki

You have no evidence. You are just making a case out of nothing!
Elinde kanıt yok. Hiç yoktan sorun çıkarıyorsun!
make something out of nothing: olayı büyütmek, hiç yoktan sorun çıkarmak

I backed up him at the court.
Mahkemede onun lehine konuştum.
back up: lehinde söylemek, arka çıkmak

He banked up tiles for his house.
O, evi için kiremit yığdı.
bank up: yığmak, yığılmak

His honesty is beyond doubt.
Onun dürüstlüğü şüphe götürmez.
beyond doubt: şüphe götürmez, kuşkusuz

She was charged with theft.
O, hırsızlıkla suçlandı
charge with: suçlamak

I can’t really understand what he’s driving at.
Ne demek istediğini gerçekten anlayamıyorum.
drive at: demek istemek, kastetmek

I drink cofee once in a blue moon.
Ayda yılda bir kahve içerim.
blue moon: çok uzun zaman

Why don’t you make a simple website for your business? There’s nothing to it.
there’s nothing to it: bu basit, kolayca halledilebilir

I am tickled pink that I have passed the exam.
Sınavı geçtiğim için çok mutluyum.
tickled pink: zevkte dört köşe

That comic's jokes are old hat and we've heard them before.
O karikatür dergisindeki fıkraların modası geçmiş ve onları daha önce duymuştuk.
old hat: modası geçmiş

Veli is a true blue friend.
Veli çok sadık bir arkadaştır
true blue: sözünün eri, sadık, vefalı

It was going to be a surprise party, until Ali let the cat out of the bag.
let the cat out of the bag: baklayı ağzından çıkarmak

If you haven't driven a bike yet, you should give it a shot.
give it a shot: denemek

You have 9 brothers? You’re pulling my leg!
pull somebody's leg: şaka yapmak, kafa bulmak

To cut a long story short, she won and I lost.
cut a long story short: uzun lafın kısası, özetle

Six dollars for a cup of coffee?! What a rip off!
rip off: soymak, kazıklamak

At the start of the meeting, I tried to break the ice by telling a joke.
break the ice: buzları kırmak, resmiyeti gidermek

The film on global warming was a real eye-opener for Tom.
eye-opener: aydınlatıcı şey, ibret, göz açan sey

A: Daddy, can I have anything on the menu?
B: Sure. You name it, you got it.
you name it: ne isterseniz

A: How long will you stay in Turkey?
B: I’m not sure. I’m just going to play it by ear.
play it by ear: plansız, duruma göre hareket etmek

You’d better get into gear or you’ll be late.
get into gear: acele etmek, hızlanmak

It took Ahmet a year to learn all the ins and outs of his job.
ins and outs: girdisi çıktısı, ayrıntılar

I watch TV off and on.
on and off: ara sıra, kesintili

Jack tried to be kind to his boss when he quit in job because he didn’t want to burn his bridges.
burn somebody's bridges: ilişkiyi koparmak, geriye dönüş olanaklarını ortadan kaldırmak.

What do you feel / think about this video? Try to write some sentences!

10 + 5 =

Some Video Suggestions

Home | Suggest Video | Search | Contact | RSS | Twitter | Facebook
radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle