Username:
Password:
Register Forgot?

Eğlenceli İngilizce: Phrasal Verbs (Örnek Cümleler)

...
Eğlenceli İngilizce: Phrasal Verbs (Örnek Cümleler) 43 views | Category: Education / Eğitim | Added by misti on 2017/06/19
Tag: mbirgin, enlem ve boylam, eğlenceli ingilizce, english, idioms, phrasal verbs, süslü ingilizce, ingilizce kalıplar, sesli ingilizce, ingilizce türkçe çeviri, sesli sözlük

Örnek cümlelerle İngilizce phrasal verbs ve deyimler...

Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin

Eğlenceli İngilizce / Enlem ve Boylam 87 (Kasım 2015)

Ayrıntı ve daha fazlası için: http://www.mbirgin.com/?c=HTML&ID=490&t=enlemveboylam87kasim2015
PHRASAL VERBS / DEYİMLER ve TÜRKÇE ANLAMLARI

If you eat fast food every day, you will end up overweight or ill.
end up: sonuçlanmak, olup çıkmak, bitirmek

My sister and I get along very well now, but we used to fight a lot.
get along: geçinmek, anlaşmak, uyuşmak; ilerlemek, devam etmek

He didn’t drink enough water so he passed out at the end of the race.
pass out: dağıtmak, vermek; bayılmak

I didn’t have an excuse, so I made one up.
make up: uydurmak, oluşturmak; makyaj yapmak

Yakup hung up on me. He didn’t want to speak anymore.
hang up: telefonu kapatmak

Our car broke down at the side of the highway in the snowstorm.
break down: bozulmak, parçalamak, yıkılmak

I was tied up so I couldn’t answer the phone.
tie up: meşgul olmak; bitirmek; bağlantı

I have some loose ends to tie up.
tie up: meşgul olmak; bitirmek; bağlantı

Ali walked as fast as he could to catch up with Veli.
catch up: aynı seviyeye ulaşmak, yetişmek

I need to drop off a book at the library.
drop off: bırakmak, teslim etmek; azalmak, düşmek

The doctor told Ferhat to cut back on fatty foods.
cut back: eksiltme, kısıntı; azaltmak; geri dönmek

This movie is based on a true story.
base on: dayandırmak, -e dayanmak

I had to do my report over because my computer crashed.
do over: yeniden yapmak; tekrar düzenlemek

A: Can we start eating, mom? B: Sure, go ahead.
go ahead: devam etmek, ilerlemek; önden buyurmak

Zeynep heard shouting, so she went to the hallway to see what was going on.
go on: ilerlemek, devam etmek; olmak

When you fill out the form, try not to mess up.
mess up: berbat etmek, karıştırmak, hata yapmak

If he makes a mistake I always think it's best to point it out immediately.
point out: belirtmek, işaret etmek, göstermek, bildirmek

What do you feel / think about this video? Try to write some sentences!

5 + 2 =

Some Video Suggestions

Home | Suggest Video | Search | Contact | RSS | Twitter | Facebook
radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle