Username:
Password:
Register Forgot?

Eğlenceli İngilizce: Phrasal Verbs & Idioms

...
Eğlenceli İngilizce: Phrasal Verbs & Idioms 111 views | Category: Education / Eğitim | Added by misti on 2017/06/19
Tag: mbirgin, enlem ve boylam, eğlenceli ingilizce, english, idioms, phrasal verbs, süslü ingilizce, ingilizce kalıplar, sesli ingilizce, ingilizce türkçe çeviri, sesli sözlük

İngilizce deyim, phrasal verbs vb. ifadeler ve Türkçe karşılıkları...

Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin

Eğlenceli İngilizce / Enlem ve Boylam 86 (Ekim 2015)

Ayrıntı ve daha fazlası için: http://www.mbirgin.com/?c=HTML&ID=489&t=enlemveboylam86ekim2015
PHRASAL VERBS / DEYİMLER ve TÜRKÇE ANLAMLARI

beats me: beni aşar!, hiç fikrim yok!
ring a bell: bir şey hatırlatmak
work out: çözmek, halletmek
roll in: ortaya çıkmak, yığınla gelmek
grease monkey: araba tamircisi
under the weather: keyifsiz, hasta
make off: kaçmak, uzaklaşmak
set out: kalkışmak, yola çıkmak
carry out: uygulamak, gerçekleştirmek
cope with: ile ilgilenmek; üstesinden gelmek
jet lag: uçak yolculuğu sonrası sersemlik
chin up: korkma, metin ol
knock over: devirmek, yıkmak, çarpmak
blind date: tanımadan buluşulan kimse
run down: ezmek, çarparak batırmak
as though: sanki, güya, sözde
drop out: bırakmak, ayrılmak
push down: bastırmak
by and large: genellikle, genel olarak
roller coaster: lunapark treni
in no time: zaman kaybetmeden, hemen, derhal
stem from: -den meydana gelmek
do up: düğmeleme, bağlamak
call in: uğramak, ziyaret etmek
call out: yüksek sesle çağırmak (birşey söylemek)
call off: iptal etmek
hold on: (hatta) kalmak, ayrılmamak
by far: ziyadesiyle
to be bound to start: başlayacağı kesin olmak
point blank: burnunun dibinden, yakından, aşikar
take over: devralmak, üstlenmek, yönetimini almak
no longer: artık, hiç
cheer up: neşelenmek
burn down: yanıp kül olmak
later on: daha sonra
look over: gözden geçirmek
get rid of: -den kurtarmak, kurtulmak
to be upset: morali bozuk olmak
lay down: kanun koymak
turn down: reddetmek, geri çevirmek; sesi kısmak
flat out: azami hızla; açıkça
bear witness: şahitlik etmek
make do: idare etmek, yetinmek
cut off: kesmek, kesip koparmak
seeing that: madem ki, için, -e göre
in the event that: takdirde
rustle up: çabucak hazırlamak
lap up: çabucak içmek
brain teaser: zeka oyunları
down the road: yol boyunca
bog down: batağa batmak, çikmaza girmek
track and field: atletizm
add up: toplamak; anlamına gelmek, makul olmak
so as to: -mek için, -cek biçimde
bring up: yetiştirmek, büyütmek; bahsetmek
take down: not etmek, yazmak; sökmek
talk over: tartışmak, görüşmek, müzakere etmek
wait on: servis yapmak, hizmet etmek
get away with: bir işten sıyrılmak, kurtulmak, atlatmak
look down on: hor görmek, küçümsemek
look in on: birini ziyaret etmek
look up to: saygı göstermek, hayran olmak
put up with: hoşgörmek; tahammül etmek, dayanmak, katlanmak
walk out on: terk etmek, başından atmak
say for sure: kesin söylemek
death toll: ölü sayısı
take off: havalanmak

What do you feel / think about this video? Try to write some sentences!

2 + 9 =

Some Video Suggestions

Home | Suggest Video | Search | Contact | RSS | Twitter | Facebook
radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle