Username:
Password:
Register Forgot?

Örneklerle Phrasal Verbs | Eğlenceli İngilizce

...
Örneklerle Phrasal Verbs | Eğlenceli İngilizce 465 views | Category: Education / Eğitim | Added by admin on 2018/04/21
Tag: mbirgin, enlem ve boylam, eğlenceli ingilizce, english, phrasal verbs, süslü ingilizce, sesli ingilizce, ingilizce cümleler, ingilizce türkçe çeviri, melodik ingilizce

Müzikle bütünleşik, süslü ve eğlenceli bir sunumla, örnek cümlelerle 10 adet İngilizce phrasal verbs ifadesi ve Türkçe karşılıkları...

10 English phrasal verbs with sample sentences and Turkish explanations.

Daha fazlası için: Enlem ve Boylam 115 - Örneklerle Phrasal Verbs
İşlenen Phrasal Verbs İfadeleri:

1. set about: girişmek, başlamak; atılmak, saldırmak
Birgin set about creating a new video for Youtube.
Birgin, Youtube için yeni bir video oluşturmaya başladı/girişti.

2. think up: uydurmak, tasarlamak
You'd better think up a good excuse for being late.
Gecikme için iyi bir mazaret uydursan iyi olur.

3. peel off: soyulmak, dökülmek
His fake moustache started to peel off on one side.
Sahte/takma bıyıkları bir ucundan düşmeye/soyulmaya/dökülmeye başladı.

4. border on: bitişik olmak, sınır komşusu olmak
Can you name two countries in the world that border on three oceans?
Dünyada, üç okyanusa bitişik olan iki ülkenin adını söyleyebilir misiniz?

5. tell off: azarlamak, paylamak
The customer told off the rude clerk.
Müşteri, kaba tezgahtarı azarladı.

6. come true: gerçekleşmek
I want to live long enough to see my dream comes true.
Hayalimin gerçekleştiğini görebilecek kadar uzun yaşamak istiyorum.

7. pop in: habersiz gelmek, uğramak
I usually pop in to my father’s office.
Genellikle babamın ofisini aniden ziyaret ederim.

8. read out: sesli okumak
It's sometimes helpful to read out what you've written.
Bazen yazdıklarınızı sesli okumak faydalıdır.

9. break away: kaçmak, ayrılmak, kurtulmak
Can you break away from the traditions you were raised in?
İçinde büyüdüğün geleneklerden kaçabilir/uzaklaşabilir misin?

10. tell apart: ayırt etmek, farkını söylemek
One of you is Metin and the other is Çetin, but I can't tell you apart.
Biriniz Metin, diğeriniz Çetin, ama ben sizi ayırt edemiyorum.

What do you feel / think about this video? Try to write some sentences!

9 + 6 =

Some Video Suggestions

Home | Suggest Video | Search | Contact | RSS | Twitter | Facebook
radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle